Türkiye’nin Yüksek Teknoloji Alanındaki Rekabet Gücüne Katkı: Altınay Teknoloji Kampüsü
Türkiye’nin yüksek teknoloji alanındaki küresel rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım daha atıldı. Altınay Teknoloji Grubu, robot teknolojileri, hareket kontrol teknolojileri ve alt bileşenleri ile sanayi ve hizmet sektörlerinde kritik teknolojilerin geliştirilmesi ve üretimi için tasarladığı Altınay Teknoloji Kampüsü’nün temelini törenle attı. İstanbul Tuzla Deri OSB’de yapımına başlanan kampüs, teknoloji üreten ve ihraç eden bir güç haline gelen Türkiye’ye yenilikçi alanlarda önemli bir katkı sunacak.
Yüksek Mühendislik Kabiliyetiyle Şekillenen Bir Yatırım
Yüksek mühendislik kabiliyeti, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve yerli sermaye gücüyle şekillenen bu yatırım, ülkemizin teknolojik bağımsızlığına katkı sağlarken rekabetçi ürünlerle uluslararası pazarlarda Türkiye’nin adını daha güçlü bir şekilde duyuracak.

“Teknolojiye Yatırım Yapmaya Devam Ediyoruz”
Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, törende yaptığı konuşmada Altınay’ın 34 yıl önce üniversite kampüsünde başlayan teknoloji geliştirme yolculuğunun bugün küresel ölçekte bir kampüse dönüştüğünü vurguladı: “1990’lı yıllarda hayalini kurduğumuz 5 milyon dolarlık yatırım bugün 50 milyon dolarlık bir teknoloji kampüsüne dönüştü. Bu kampüs, yalnızca bir üretim tesisi değil; Türkiye’nin teknolojiye egemen olma ve sosyo-ekonomik kalkınma davasının somut bir simgesidir. Yüksek teknolojiyi yüksek ahlakla geliştirme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz.”

Yüksek Teknolojiye Dayalı Ürünlerde Seri Üretim İmkanı
Altınay Teknoloji Kampüsü, toplamda 28 bin metrekarelik kapalı alana sahip modern bir teknoloji üssü olarak tasarlandı. Kampüsün 16 bin metrekarelik bölümü mühendislik ve Ar-Ge faaliyetlerine ayrılırken, 12 bin metrekarelik kısmı üretim teknolojilerine hizmet verecek şekilde yapılandırıldı. Bu tesis, yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin geliştirilmesi ve seri üretimi için gerekli tüm altyapıyı bünyesinde barındırıyor.
Kampüs tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde ek istihdam da yaratarak toplamda 1.500 kişinin çalıştığı bir tesis olacak. Bu kadronun 1.200 kişilik bölümü mühendislik ve Ar-Ge alanında görev alacak uzmanlardan oluşurken, 300 kişilik teknik ekip ise üretim süreçlerinde görev yapacak.

İhracat Potansiyelini İleri Taşıyacak
Tesis, kritik teknolojilerin geliştirilmesine büyük bir ivme kazandırarak, sahip olacağı altyapı sayesinde ürün çeşitliliğini artıracak. Bunun yanında, Ar-Ge kapasitesi daha da genişleyecek olup, endüstriyel robotlardan insansı (hümanoid) robotlara, dört ve iki ayaklı robotlara kadar birçok alanda yenilikçi çözümler üretilmesine olanak tanıyacak bir yapı oluşmuş olacak.
Yeni kampüs, yalnızca yurt içinde doğacak ihtiyaçları karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda uluslararası pazarlara rekabetçi ürünler sunarak Türkiye’nin ihracat potansiyelini ileriye taşıyacak. Yenilikçiliğe dayalı üretim anlayışı sayesinde sanayiye dinamizm katacak ve ülkemizin yüksek teknoloji alanında liderlik hedeflerine katkı sağlayacak.