Türk İş Dünyası’ndan Ursula von der Leyen’e Tepki: “Jeopolitik Analiz Hatalı”

0
turk-is-dunyasindan-von-der-leyene-tepki-jeopolitik-acidan-hatali-bir-analiz-hBlFqLPs-1

Türkiye’nin iş dünyası, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB genişlemesiyle ilgili Türkiye’yi Çin ve Rusya ile aynı çerçevede değerlendirmesine sert tepki gösterdi. DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatörü Mehmet Ali Yalçındağ, von der Leyen’in açıklamalarının Türkiye-AB ilişkileri ve Avrupa’nın stratejik perspektifi açısından yanlış bir değerlendirme sunduğunu belirtti.

Yalçındağ, Türkiye’nin Avrupa ile olan ilişkilerinin karmaşık ve çok yönlü olduğuna dikkat çekerek, “Avrupa Birliği’nin kurucu ilkesi, farklılıkları tehdit olarak değil, ortak akıl ve fayda üretecek bir kaynak olarak görme cesaretine dayanıyor” ifadelerini kullandı. Yalçındağ, Türkiye’nin bir AB adayı, NATO müttefiki ve Avrupa ülkesi olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin jeopolitik kategorizasyona yerleştirilmesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“Türkiye, Avrupa’nın ekonomik, güvenlik ve toplumsal yapısının ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Yalçındağ, NATO müttefikliği, Gümrük Birliği entegrasyonu ve güvenlik alanındaki derin karşılıklı bağımlılığın Türkiye’yi Avrupa için bir “tehdit” değil, stratejik bir ortak haline getirdiğini belirtti. Bu tür sınıflandırmaların jeopolitik gerçeklikten çok, taktiksel hesaplara dayandığını ifade eden Yalçındağ, bunun Avrupa’nın stratejik kapasitesini uzun vadede zayıflatabileceğini vurguladı.

Yalçındağ, Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini dile getirdi. DEİK olarak, Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda başlattıkları özel sektör girişimi kapsamında, von der Leyen’in AB’nin enerji, tedarik zincirleri ve güvenlik konularında daha bağımsız ve güçlü bir aktör olmasının Türkiye ile mümkün olabileceğini ifade etti.

Ayrıca, Avrupa’daki karar alma süreçlerine de değinen Yalçındağ, mevcut yapıdaki reform ihtiyacına işaret etti. Avrupa’da karar alma mekanizmalarındaki tartışmalar, hızlı hareket eden bir birlik arayışını gündeme getiriyor. Nitelikli çoğunluk oylamasına geçiş ve farklılaştırılmış entegrasyon modellerinin bu arayışın doğal uzantısı olduğunu belirten Yalçındağ, Türkiye konusunun 21. yüzyılda Avrupa’nın küresel menfaatleri açısından bağımsız bir değerlendirme ile ele alınmasının faydalı olacağını ifade etti.

Yalçındağ, AB içindeki Türkiye’ye yönelik farklı görüşlerin de mevcut olduğuna değinerek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un von der Leyen’in açıklamalarını “jeopolitik açıdan hatalı bir analiz” olarak nitelendirdiğini ve bu durumun güvenlik alanındaki işbirliği mesajlarıyla çeliştiğini aktardı. Ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Marta Kos’un Türkiye’nin “stratejik ortak” olduğuna vurgu yaptığını belirtti. Türkiye’nin AB’nin en büyük ticaret ortakları arasında yer aldığını ve Karadeniz ile Ukrayna bağlamında kritik bir rol üstlendiğini hatırlattı.

Son olarak, Yalçındağ, Türkiye’nin NATO içindeki rolünün Avrupa güvenliği açısından ne denli önemli olduğunu da ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir