ABD ile İran arasında gerçekleştirilen önemli müzakereler, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da umutla başladı fakat sonuçsuz kaldı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, düzenlediği basın toplantısında, “21 saattir bu konuyla ilgileniyoruz. Ancak anlaşmaya varamadan ABD’ye geri dönmek zorundayız.” şeklinde açıklamada bulundu.
İran medyası, müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulamadığını ve bunun nedeninin Washington’un aşırı talepleri olduğunu vurguladı. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, bu durumu Sözcü TV’de değerlendirdi. Oğuzlu, Pakistan’da gerçekleşen görüşmelerin diplomatik açıdan önemli olduğunu ve sürecin her iki taraf için de kolay olmadığını ifade etti.
Oğuzlu, ABD’nin Pakistan’a gitmesini bazı çevrelerin “taviz” olarak gördüğünü söyledi. Ayrıca, İran’ın yazılı bir anlaşma ve yeniden saldırı olmayacağına dair güvence talep ettiğini belirtti. Bu ateşkes beklentisinin küresel çapta ekonomik etkiler yarattığını, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarının düştüğünü aktardı.
Prof. Dr. Oğuzlu, İran halkının uzun yıllardır süren yaptırımlar nedeniyle dayanıklılığının yüksek olduğunu ve İran yönetiminin taviz vermeyecek bir tutum sergilediğini dile getirdi. ABD’nin ise bu süreçte askeri kayıplar yaşadığını vurguladı.
Gelişmelerin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını belirten Oğuzlu, Çin’in süreci dikkatle izlediğini, ABD’nin zayıflaması durumunda Tayvan konusunda daha cesur adımlar atabileceğini ileri sürdü.
Pakistan’ın arabuluculuk rolü de dikkat çekti. Oğuzlu, bu sürecin tek başına yürütülmediğini, Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin de destek sağladığını ifade etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ABD Başkanı Donald Trump ile iyi ilişkilerinin süreci kolaylaştırdığına da dikkat çekti.
Görüşmelerin sonuçsuz kalması, hem bölgedeki dengeleri hem de küresel siyaseti etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.